10. February 2011 18:21
Aklın sınırları nedeniyle olur genellikle. Tanımlayamadığımız olgulara verdiğimiz sözcüklerden anlaşılabilir. Evrende hiçbir şeyin tam ve kesin olmaması bunu destekler. Örnek olarak iyilik ile kötülük bu gerçekler arasında en ünlü olanıdır. Aslında iyilik ile kötülük fiillerin gerçekleşmesinden sonraki sonuçların yorumlanmasından başka bişiy diğildir. Bir fiilin iyi veya kötü olması olası değilken sonuçların insanlara göre değişiklik göstermesi makuldür. Ağaç kesme fiilini alırsak; sonuçları iyi anlamda da kötü anlamda da yorumlanabilir. Aslen ağaç kesmek sadece bir fiildir ve iyi yada kötü olması mümkün değildir. Bu ayrım bütün fiiller için geçerlidir ve varolan hiç bir fiilin iyiliği veya kötülüğü söz konusu değildir. Bu nedenle başımıza gelen kötü bir olayda fiilleri suçlamak yanlış bir olaydır. Akıl erdiremediğimiz gerçeklerin bir bölümünü de karmaşık oluşumlar yer almaktadır. Bunlar İnsandan insana değişmektedir. Misal Atom fiziğine bir marangozun akıl erdirememesi normaldir. Ama bir fizikci için atom fiziği normal ve aklının yettiği bir olaydır. Akıl erdiremediğimiz olayların bir kısmı da metafizik denilen kavramdan ötegelmektedir. Bazı insanların kabul etmediği bu kavramın isbatı aslında gayet açıktır. İnsanın doğaüstü bir varlık olması ile açıklanabilir. Nedeni ise insan ruhudur. Doğadaki görülebilir diğer canlıların ruhları ve fiilleri özgür olarak kullanma yetenekleri yoktur. Bu da insanın doğa üstü olduğunun bir kanıtıdır. Bu anlamda insan kavramı da akıl erdiremediğimiz bir gerçektir. Bir hayvanın öldürme fiilini kullanmasını ele alalım. Bir aslannın öldürmek için nedenleri bellidir. Korunma, yemek ve tehdit nedenleri ile bir aslan öldürme fiilini kullanır. Aynı fiil bir insan tarafından kullanıldığında nedenler sayılamayacak kadar artış gösterir. Doğadaki bütün canlıların uyguladığı fiiller insan tarafından uygulandığında neden konusunda büyük farklılık gösterir. Bu nedenle, her ne kadar doğadaki diğer varlıklara benzesekte aslında doğa ötesi metafizik bir varlığız yada metafizik öğeler taşıyoruz. Bu açıklamadan sonra insanın dünya hayatına uygun olmaması aynı zamanda doğanın bir parçası olmadığı anlamına gelir. Doğadaki bütün canlı yada cansız varlıklar doğa ile bütünleşik olarak hareket ediyorken insanın doğayı değiştirmeye çalışması ve yüzyıllardır doğayı katletmesi de bunun bir kanıtıdır. Doğadaki diğer canlılardan böyle bir şey bekleyemezsiniz çünkü onlar doğanın bir parçasıdır. Yani akıl erdiremediğimiz gerçekler ilk önce kendimizden başlar. Bir insan ilk önce kendine akıl erdiremez ve bu nedenle sorgulamaya kendinden başlar. Eski zamanlarda kendini sorgulamasının nedeni cevresinde bozulmamış bir dünya görmesiydi ve farklılığını kolay farketmesiydi. Bu gün sorgulalamamasının nedeni ise etrafta insana ayit izlerin çokluğu ve doğayı insana ayit bir yer haline getirmesidir.
"Hayat iki şekilde yaşanır: ya hiç mucize yokmuş gibi yada her şey mucizeymiş gibi" Albert Einstein
4d336a74-53c5-481c-9e94-08160a23e9e0|0|.0